Arşiv

İstatistik

İtalya, Fransa Zirvesi: Asamoah Gyan

17 yaşında Udinese'ye imza atarak, hayatını futbola adadığını açıkca belli ediyor. O yaşta bir futbolcu için çok iddaalı bir karardır. Gyan bunu göze almış ve hayatının bundan sonraki bölümünde ailesinden uzak kalmaya razı olmuştur.

Futbola ülkesinin Liberty Professionals amatör olarak başlamıştır. Futbola olan tutkusunu, genç yaşta olumlu olarak sahaya yansıtmayı başarmıştır. Yeteneklerinin Avrupa kulüpleri tarafından fark edilmesi geç olmamış ve Udinese kendisini 2003 yılında kadrosuna katmıştır.

A Takım'da forma şansı bulamayacağı bilindiği için, Modena'ya kiralanmıştır. O ana kadar kariyerinin en verimli sezonunu geçirmiştir. 2 sezon kaldığı Modena'da 53 maça çıkmış ve 15 gole imza atmıştır. Modena'daki performansıyla, yaşına göre azımsanmayacak bir tecrübe edinmiştir. Fiziksel olarak Dünyanın en sert liglerinden birinde, rakip savunmalara sıkıntı yaratan bir profil kazanmıştır.

Modena'da edindiği tecrübeyle, 2006 Almanya Dünya Kupası kadrosuna katılmıştır. Bu karar Kendisi için çok sürpriz olmamıştır. Gana formasıyla fazla forma şansı bulmamış ve genelde yedek kalmıştır. Kupada ilk golünü, 2-0 biten Çek Cumhuriyeti karşılaşmasında kaydetmiştir. Bu performansıyla özellikle Rus kulüplerinin ilgilendiği bir futbolcu olmuştur. 2006-2007 sezonu ara transfer dönemin kulübü oyuncuyu satmaya razı olmuştur. Bu doğrultuda Lokomotif Moskova 10.5 milyon Dolar teklif etmiş ve oyuncuya 3 yıllık imza attırmıştır. Sonrasında Lokomotif Moskova'ya gitmeyi kabul etmeyen Gyan ''Hedeflerim doğrultusunda, daha büyük bir kulübe gitmek istiyorum.'' demiştir.

Sezon sonunda Udinese ile 5 yıllık yeni sözleşme imzalamıştır. Bu anlaşma sonrası ''Dünya'nın en iyi ligderinden birindeyim. Kariyerimi geliştirmek adına buradayım. Geleceğimi düşünürek böyle bir karar verdim'' demiştir.

İtalyan medyasına göre Arsenal, Manchester United, Milan gibi dev kulüplerin transfer listesindedir. 2007-2008 sezonunda sakatlıklar boğuşmuştur. Az sayıda forma şansı bulmuş ve çıktığı 12 maçta 3 gol atmıştır. Yaşadığı sakatlığı üzerinden bir türlü atamamış ve kulüp onu satmaya karar vermiştir. Fransa'nın Rennes kulübüne 8 milyon Euro karşılığında transfer olmuştur.
Rennes'de ilk sezon uyum sorunu yaşamış ve forma şansı bulamamıştır. 16 maça çıkmış ve yalnızca 1 gol atabilmiştir. Bu performansından sonra kariyerinin düşüşe geçtiğini düşünenlerin sayısı gün geçtikçe artmıştır. 2009-2010 sezonunda uyum sürecini atlatmış ve kadroda şans bulmaya başlamıştır. O sezon 29 maça çıkmış ve 13 gol kaydetmiştir. Böylece kendine olan güveni geri gelmiş ve Dünya Kupası öncesi kadroya girme şansı yakalamıştır.

Dünya Kupası kariyeri için adeta ''Ya tamam, Ya devam'' olacaktır. Udinese'de zirve yaptıktan sonra yaşadığı sakatlık ve Fransa geçirdiği vasat 2 yılda kariyerinin Qatar'a doğru gittiği düşünülmüştür.
Kupada ard arda iyi maçlar çıkarmıştır. Gruplarda Sırbistan, Avustralya ve eleme maçında Amerika karşısında attığı gollerle Gana'nın turnuvada en büyük gol umudu olmuştur. Uruguay maçında 120. dakika o golü atabilse, kariyerinin en büyük başarısını yakalayacaktı. Penaltılar sonucu elenen Gana'da hiç kuşku yok ki, en çok dikkat çeken oyuncuların başında geliyordu.

Dünya Kupası performansı sonrası nihayet beklenen patlamayı gerçekleştirmiştir. Kulübü oyuncu almak isteyen kulübün 18 milyon Euro vermesi gerektiğini, aksi halde satmayacağını açıklamış. Türkiye'de Fenerbahçe, kendisiyle ciddi şekilde ilgilenmektedir. İddaalara göre 12 milyon Euro + 3 milyon Euro teklif eden Fenerbahçe oyuncuyu almak için bir hayli ısrarlı.
Rennes yönetimi Fenerbahçe'den gelen teklifi az bulduğunu belirtmiş ve reddetmiştir.

Dünya Kupası dedikleri biraz da böyle bir şey. Fenerbahçe geçtiğimiz sezon oyuncuyu almak istese maksimum 10 milyon Euro verecekti. Bence Dünya Kupası'ndaki performansına rağmen 18 milyon Euro gibi yüksek bir rakamı hak eden bir oyuncu şu anda değil. Rennes yönetiminin de teklifi kabul etmemesi saçma. Avrupa'dan hiçbir kulübün bu rakamı vereceğini zannetmiyorum.

Oyun stilini beğenmesem de, savunmalar için tehlike yaratan bir futbolcudur. Özellikle defanstan şişirilen toplarda (Türkiye'ye uygun), arkası dönük oynayabildiğinden pasör olarak da görev alabiliyor. Yani yeri geldiğinde tek santrafor, yeri geldiğinde kısa boyuna rağmen pivot santrafor oynuyor. Hızlanması, pozisyon alması, takım oyununa sadık kalması en belirgin özellikleri. Fizik olarak tipik bir Afrika futbolcusu. Mental olarak bazı sıkıntıları var. Özellikle yeni bir takıma transfer olduğunda uyum sorunu çekebiliyor. Birebirde etkili olmasının yanında, bitiriciliğinin yetersiz olduğunu söylemekte fayda var.

Fenerbahçe'ye gelirse başarılı olacağından hiçbir şüphem yok. Ancak, Semih ile beraber oynaması performansını ikiye katlayacaktır. Semih'in bitiriciliği, Gyan'ın pasör olarak görev alabilmesi takım oyununa büyük fayda sağlayacaktır.

0 yorum:

Yorum Gönder

Yazı hakkında herhangi bir görüş belirtmek isterseniz aşağıdaki bölümü kullanabilirsiniz. Unutmayın ki, yazılan her şey yazar tarafından okunup dikkate alınacaktır.

İzleyiciler

E-Mail ile Takip