Arşiv

İstatistik

Başlangıç || Eskişehirspor 1 - 3 Galatasaray

Galatasaray için çok önemli bir maçtı bu. Mutlak suretle kazanılması gereken, galibiyetten başka alternatifi olmayan bir karşılaşmaydı. Ligde ikide sıfır ile başlamak, Avrupa'dan henüz ağustos ayında elenmek ve ruhsuz futbol, gerek taraftarı gerekse teknik heyet ve yönetimin bir hayli canını sıkıyordu...

Maç enteresan başladı. Henüz 4. dakikada sahalarda ender görülen bir hata yaptı Ivesa. Normal şartlarda öyle bir riski almaması gerekirdi bir kalecinin. Ivesa, bu riski aldı ve karşılığını anında gördü. Galatasaray'ın gol kralı Milan Baros'un böyle bir pozisyonu affetmesi olanaksızdı. Galatasaray, deyim yerindeyse 1-0 önde başlıyordu maça. İlk yarım saat kendine güveni olan takım gibi oynadılar. Kendinden emin, sakince pas yapmaya çalışan ve sabırlı bir görünüm verdiler. Sonra ise ne oldu bilinmez birden bocalamaya başladılar. Önce Sezer'in harika vuruşunu Ufuk aynı güzellikte kurtardı. Hemen 1-2 dakika içinde de Tello'nun orta-şut karışımı vuruşunda Ufuk, topu yumruklamak yerine tutmayı seçti. Tabii başarısız olup elinden kaçırdı. Eskişehirspor 1-1'lik skoru yakalamıştı. İlk yarı bu sonuçla bitti.

İkinci yarıya değişiklik yaparak başladı Galatasaray. Elano'nun yerine Aydın oyundaydı. Bunda sanıyorum ki Eskişehirspor'un sol kanadının oldukça boş aynı zamanda güçsüz olması ve Elano'nun henüz hazır olmaması etkendi. İlk yarıda birkaç kez sağ kanattan etkili olmaya çalışmıştı Galatasaray. Aydın'ı bu kulvarda kullanmaya çalışacaklardı. 1-1 sonuçlanan Lviv maçında gol atması, morallenmesi Serdar Özkan yerine seçilmesinde etkili olabilirdi. Zira bana göre Aydın son bir şansı hakediyor. Henüz çok geç kalınmış değil. Neyse, dedik ya Galatasaray'ın kazanması lazımdı. Dakikalar 63'ü gösterirken Barış oyundan alınıp, Lorik Cana oyuna dâhil oldu. Galatasaray orta sahası daha dinçleşmişti. Lorik Cana, kendini çok belli etmese de takım üzerinde oldukça etkili bir isim. Gizli kahraman. Bunu ilerleyen haftalarda çok daha net görebileceğiz zannediyorum. Cana gireli henüz 4-5 dakika olduktan sonra Galatasaray 2-1 öne geçti. Kaptan'ın çabası golü getirdi. Gol, belki Volkan Yaman'a yazıldı ama tabii Arda'nın. Galatasaray, yeni öne geçmişken 3-1 oldu skor. Servet atmıştı. Baros'un direkten dönen topunu tamamlamıştı. Golden sonra yaşanan o sevinç yumağı bütün Galatasaraylıların görmek istedikleri tabloydu. 3-1'den sonra başka gol olmayınca Galatasaray ligteki ilk galibiyetini, belalısı Eskişehirspor'dan, Eskişehir'de alıyordu.

Maçtan sonra Arda Turan'ın tribünlere gidip formasını atması ve üçlü çektirmesi dün akşamı Galatasaraylılar için ayrı bir güzel ve önemli kılmıştı. Elbette bu galibiyet bütün sorunların çözümü değil ama en azından bir pansuman. Yaranın en yakın zamanda kapanması dileğiyle...

2 yorum:

bir polinomun göz yaşları dedi ki...

başta servet olmak üzere, 3. golden sonra çocuklar gibi sevinen takımın o birlik görüntüsünü hiç unutmam herhalde bu sezon.

bu galibiyet bir takım şeylerin başlangıcı, birçok şeyin ise bitişi olsun..

Forza Galatasaray dedi ki...

evet. umarız o görüntü bütün sezon devam eder ve mutlu sona ulaşırız.

Yorum Gönder

Yazı hakkında herhangi bir görüş belirtmek isterseniz aşağıdaki bölümü kullanabilirsiniz. Unutmayın ki, yazılan her şey yazar tarafından okunup dikkate alınacaktır.

İzleyiciler

E-Mail ile Takip